Bir aile konutuna ait ev anahtarları

Annem öldü, babam evlendi: miras ne olur?

Annem öldü, babam yeniden evlendi; annemden kalan miras ne olur? Kısa cevabı kanun veriyor ve çoğu kişinin korktuğu yönde değil: babanızın sonradan evlendiği kişi annenizin mirasçısı değildir.

Mirasçılık düzeninin tamamı, zümreler ve oranlar Miras Hukuku sayfasında anlatılıyor. Bu yazı yeniden evlenmenin ne değiştirdiğini ele alıyor.

Annem öldü, babam evlendi: miras ne olur? Kısa cevap

  1. Annenizin mirası onun öldüğü anda açıldı ve mirasçıları o anda belirlendi. Mirasçılar mirası, miras bırakanın ölümü ile bir bütün olarak kanun gereğince kazanır.
  2. Babanızın sonradan evlendiği kişi annenizin mirasçısı değildir. Kanun eşin payını “sağ kalan eş” sıfatına bağlar; o kişi annenizin ölümü anında eşi değildi.
  3. Babanızın annenizden aldığı pay, yeni evliliğinde kural olarak kişisel maldır. Yeni eş bu malın mülkiyetinden pay isteyemez — ama malın korunmasına veya iyileştirilmesine katkısı olmuşsa değer artış payı isteyebilir.
  4. Babanız öldüğünde yeni eşi ona mirasçı olur ve annenizden gelen pay da onun terekesinin parçası olarak paylaşılır.
  5. Beklemek zorunda değilsiniz. Mirasçılardan her biri, ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşma isteyebilir.

Annenizin mirası ne zaman ve kime geçti?

Miras, miras bırakanın ölümüyle açılır (TMK m.575) ve mirasçılar mirası, miras bırakanın ölümü ile bir bütün olarak, kanun gereğince kazanır (TMK m.599). Mirasçı olabilmek için ölüm anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır (TMK m.580).

Annenizin ölümü anında mirasçıları kimlerdi? Birinci derece mirasçılar altsoydur ve çocuklar eşit olarak mirasçıdır (TMK m.495). Sağ kalan eş — yani babanız — altsoyla birlikte mirasçı olduğu için mirasın dörtte birini alır (TMK m.499/1); geri kalan dörtte üç çocuklar arasında eşit bölünür. Bu oranlar, aşağıda anlatılan mal rejimi tasfiyesinden sonra kalan tereke üzerinden hesaplanır.

Paylaşmaya kadar paylarınız ayrı ayrı durmaz. Birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir; mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler (TMK m.640). Pratik sonucu şudur: babanız, paylaşma yapılmadan tereke malı üzerinde tek başına tasarruf edemez.

Oranların zümrelere göre tam tablosu Miras Hukuku sayfasında.

Babanızın yeniden evlenmesi payları değiştirir mi?

Hayır. Paylar annenizin öldüğü anda belirlendi. Kanun eşin payını “sağ kalan eş” sıfatına bağlamıştır (TMK m.499); babanızın sonraki eşi annenizin ölümü anında onun eşi olmadığı için annenizin terekesinde mirasçı değildir. Yeni evlilik ne sizin payınızı küçültür ne de o kişiye annenizin malvarlığında bir miras hakkı doğurur.

Değişen tek şey şudur: babanızın annenizden aldığı dörtte birlik pay artık onun malvarlığındadır ve babanız öldüğünde kendi terekesinin parçası olarak paylaşılır.

Sağ kalan eşin miras payı: babanızın yeni eşi ne alır?

Babanız öldüğünde, sağ kalan eşi onun altsoyu ile birlikte mirasçı olur ve mirasın dörtte birini alır (TMK m.499/1). Geri kalan dörtte üç, babanızın çocukları arasında eşit bölünür. Burada “üvey” olmanın bir etkisi yoktur; eşin payı evlilik bağından doğar ve oran zümreye göre belirlenir.

Üç nokta uygulamada sık karıştırılıyor.

Miras yoluyla gelen mal kişisel maldır. Kanun, rejimin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerlerini kişisel mal sayar; kişisel mallar yerine geçen değerler de kişisel maldır (TMK m.220). Yani babanızın annenizden aldığı pay, yeni evliliğinde edinilmiş mal değildir ve yeni eş bu malın mülkiyetinden pay isteyemez.

Ama “hiçbir alacak doğmaz” demek yanlış olur. Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m.227). Kişisel malların gelirleri de edinilmiş mallara dâhildir (TMK m.219). Ayrıca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m.222); kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamak durumundadır.

Mal rejimi sözleşmesi saklı payınızı zedeleyemez. Artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul edilebilir; ancak bu tür anlaşmalar, eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedeleyemez (TMK m.237). Hüküm yalnızca artık değere katılmaya ilişkin anlaşmaları kapsar ve her iki eşin ortak olmayan çocuklarını korur.

Önce mal rejimi tasfiyesi, sonra miras

Bu, sorunun en çok atlanan tarafı. Bir eş öldüğünde iki ayrı hesap yapılır ve sıra önemlidir.

Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır (TMK m.202) ve mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer (TMK m.225). Önce bu rejim tasfiye edilir.

Evlilik tarihi burada belirleyici. Türk Medenî Kanunu 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girdi. Bu tarihten önce evlenmiş eşler arasında, o tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder; eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmedilerse bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m.10). Yani 2002’den önce yapılmış bir evlilikte katılma alacağı kural olarak 2002’den sonraki dönemi kapsar.

Tasfiyede edinilmiş mallar ile kişisel mallar ayrılır. Edinilmiş mal, her eşin rejim süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir: çalışmasının karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatları, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler (TMK m.219). Kişisel mal ise eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, rejimin başlangıcında eşe ait olan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerlerdir (TMK m.220).

Mal kaçırma ihtimali kanunda ayrıca karşılanmıştır: mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile rejim süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229).

Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m.231). Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m.236).

Bu, annenizin mirasçıları olarak sizin de lehinize işleyebilir: babanızın artık değeri annenizinkinden büyükse, annenizin mirasçıları onun üzerinde hak sahibidir. Katılma alacağı bir miras payı değil, mal rejiminden doğan ayrı bir alacaktır.

Bu alacak nereden istenir?

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, rejim ölümle sona ermişse ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.214/1) — babanızın bugünkü adresi değil.

Borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden isteyebilir. Bu dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241).

Sağ kalan eşin konut ve ev eşyası hakkı: aile konutu

Kanun sağ kalan eşe, birlikte yaşadıkları konut bakımından iki ayrı yol tanımıştır ve ikisi farklı aşamalara aittir. Her iki hak da ölen eşin sağ kalan eşine aittir; annenizin ölümünde bu kişi babanızdır.

Mal rejiminin tasfiyesinde. Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde, katılma alacağına mahsup edilmek, yetmezse bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; aynı koşullarla ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır (TMK m.240).

Mirasın paylaşılmasında. Tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin istemiyle mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir (TMK m.652).

Her iki maddede de aynı sınır var: miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı mesleği icra etmesi için gerekli olan bölümlerde sağ kalan eş bu hakları kullanamaz.

Ayrı bir kural daha var: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m.194). Bu kural babanızın yeni evliliğindeki aile konutu bakımından da işler.

Paylaşmayı şimdi isteyebilir misiniz?

Kural olarak evet. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m.642). Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.

İki istisna var: paylaşmanın derhâl yapılması malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa sulh hâkimi paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m.642); mirasçı olacak bir cenin varsa paylaşma doğuma kadar ertelenir (TMK m.643).

Yetki kesindir. Mirasın paylaştırılması davası, miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesinde görülür (TMK m.576) ve bu davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11/1-a).

Mahkemeye gitmek tek yol değildir: mirasçılar aralarında yazılı bir paylaşma sözleşmesi yapabilir; bu sözleşmeyle elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesi de kabul edilebilir (TMK m.676). Bir mirasçı, sulh hâkiminden elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini de isteyebilir (TMK m.644).

Taşınmaz üzerindeki ortaklığın dava yoluyla giderilmesi ayrı bir yoldur; orada yetki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesindedir (HMK m.12/1) ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (HUAK m.18/B). Ayrıntısı ortaklığın giderilmesi davası sayfasında. Tenkis, tapu iptali ve mal rejimi tasfiyesi davaları bu listede yoktur.

Paylaşmadan önce mirasçılığın belgelenmesi gerekir; belge sulh hukuk mahkemesinden veya kanunun izin verdiği hâllerde noterlikten alınır: veraset ilamı (mirasçılık belgesi) nasıl alınır.

Tereke malı elden çıkarılmışsa

Bir tereke malının mirasçı olmayan birinin eline geçtiği durumda ayrı bir dava vardır: yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi ya da bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir; hâkim, davacının istemi üzerine tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır (TMK m.637). Davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez (TMK m.638).

Bu davanın süresi vardır: davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl (TMK m.639).

Tapudaki kaydın gerçek hukuki duruma uymadığı iddiası varsa izlenecek yol tapu iptali ve tescil davasıdır.

Saklı payınız korunuyor mu?

Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, ancak mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m.505). Saklı pay oranları kanunda yazılıdır: altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü (TMK m.506).

Bunun somut sonucu şudur: eş ve çocukların birlikte mirasçı olduğu bir terekede eşin saklı payı yasal payının tamamı (dörtte bir), çocuklarınki yasal paylarının yarısıdır (sekizde üç); geriye sekizde üçlük bir tasarruf edilebilir kısım kalır. Babanız malvarlığının tamamını yeni eşine bırakamaz.

Saklı payının karşılığını alamayan mirasçılar tenkis davası açabilir (TMK m.560). Sağlararası kazandırmaların hepsi tenkise tabi değildir; kanun tenkise tabi olanları sayar: mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılanlar, dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ile ölümden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlamalar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacının açık olduğu kazandırmalar (TMK m.565).

Tenkis davası açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer; tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m.571). Hesabın adım adım nasıl yapıldığı saklı pay nasıl hesaplanır sayfasında.

Sık sorulan sorular

Sağ kalan eşin miras payı her zaman dörtte bir midir?
Hayır; oran birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir. Altsoyla birlikte dörtte bir, ana-baba zümresiyle birlikte yarısı, büyük ana ve büyük babalar ve onların çocuklarıyla birlikte dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m.499).

Babamın yeni eşi annemin evinden pay alır mı?
Annenizin terekesinden almaz; kanun payı “sağ kalan eş” sıfatına bağlar ve o kişi anneniz öldüğünde eşi değildi (TMK m.499). Babanız öldüğünde ise onun terekesinin — annenizden aldığı pay dâhil — mirasçısı olur.

Babamın yeni eşi annemden kalan evde oturmaya devam edebilir mi?
TMK m.240 ve m.652’deki konut hakları ölen eşin sağ kalan eşine aittir; annenizin ölümünde bu kişi babanızdır, yeni eşi değil. Yeni eşin orada oturması babanızın hakkına dayanır. Ev paylaşmaya kadar terekeye dâhilse mirasçılar o mal üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m.640).

Babam payını yeni eşine devrederse ne olur?
Mirasçının üçüncü bir kişiyle yapacağı miras payı devri sözleşmesinin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır; bu sözleşme o kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez, yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar (TMK m.677). Henüz açılmamış bir miras hakkında miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın yapılan sözleşmeler ise geçerli değildir (TMK m.678).

Üvey kardeşlerim babamın mirasında benimle eşit mi?
Babanızın altsoyu eşit olarak mirasçıdır (TMK m.495); babanızın çocukları hangi evlilikten olursa olsun onun mirasında eşit paya sahiptir. Buna karşılık yeni eşin başka bir ilişkiden olan çocuğu babanızın altsoyu değildir ve ona mirasçı olmaz — babanız onu evlât edinmişse durum değişir, çünkü evlâtlık ve altsoyu evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m.500).

Dayanak mevzuat

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m.194 (aile konutu), m.202 (yasal mal rejimi), m.214 (tasfiyede yetki), m.219–220 (edinilmiş ve kişisel mallar), m.222 (ispat), m.225 (rejimin sona ermesi), m.227 (değer artış payı), m.229 (eklenecek değerler), m.231 (artık değer), m.236 (artık değere katılma), m.237 (ortak olmayan çocukların saklı payı), m.240 (konut ve ev eşyası — tasfiyede), m.241 (üçüncü kişilere karşı dava ve süreleri), m.495 (altsoy), m.499 (sağ kalan eşin payı), m.500 (evlâtlık), m.505–506 (tasarruf edilebilir kısım ve saklı pay), m.560 (tenkis davası), m.565 (tenkise tabi sağlararası kazandırmalar), m.571 (tenkiste süreler), m.575 (mirasın açılması), m.576 (yetkili mahkeme), m.580 (mirasa ehliyet), m.599 (külli halefiyet), m.637–639 (miras sebebiyle istihkak), m.640 (miras ortaklığı), m.642–644 (paylaşma), m.652 (konut ve ev eşyası — paylaşmada), m.676–678 (paylaşma sözleşmesi ve miras payının devri) — mevzuat.gov.tr

4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — m.10 (mal rejimlerinde geçiş) — mevzuat.gov.tr

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.11 (miras davalarında kesin yetki), m.12 (taşınmazın aynından doğan davalarda yetki) — mevzuat.gov.tr

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18/B (dava şartı olarak arabuluculuk) — mevzuat.gov.tr

İlgili sayfalar

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Her olayın koşulları, evlilik tarihi, mal rejimi ve tereke yapısı farklılık gösterdiğinden, somut durumunuz için avukatınızdan hukuki destek almanız önerilir.

WhatsApp Ara