Masada duran imzalanmış bir sözleşme metni

Mirastan feragat sözleşmesi

Mirastan feragat sözleşmesi, bir mirasçının miras bırakan hayattayken mirasçılık sıfatından vazgeçmesini sağlayan sözleşmedir. İki özelliği onu benzer kurumlardan ayırır: iki taraflıdır — tarafı miras bırakanın kendisidir — ve miras bırakanın sağlığında yapılır.

Bu yüzden mirastan feragat, miras bırakanın tek başına yaptığı mirasçılıktan çıkarma ile de, mirasçının ölümden sonra tek başına yaptığı mirasın reddi ile de karıştırılmamalıdır. Çıkarmanın aksine feragatte bir sebep gösterilmesi gerekmez; mirasçının rızası zaten vardır. Çıkarmada ise sebepler kanunda sayılıdır.

Mirasçılık düzeni ve saklı pay oranları Miras Hukuku sayfasında anlatılıyor.

Mirastan feragat sözleşmesi nedir?

Miras bırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir; feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m.528).

Tek taraflı bir beyan feragat sözleşmesinin yerini tutmaz. Sözleşmenin tarafı miras bırakandır; mirasçının tek başına imzaladığı ya da notere onaylattığı bir kâğıt mirastan feragat değildir. Aradaki fark noterlik mevzuatında da açıkça yazılıdır: noterin yaptığı imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirir ve hukuki işlemin içeriğini kapsamaz (Noterlik Kanunu m.82). İstenecek işlem bu yüzden “onaylama” değil “düzenleme şeklinde” yapılan işlemdir (Noterlik Kanunu m.89).

Aynı şekilde, miras bırakan da tek başına bir mirasçısını feragat ettiremez — bunun için elindeki yol mirasçılıktan çıkarmadır ve çıkarma kanunda sayılı sebeplere bağlıdır.

Mirastan feragat sözleşmesi nasıl ve nerede yapılır?

Şekil şartı ağırdır. Mirastan feragat bir miras sözleşmesidir ve miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir: taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar (TMK m.545). Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir (TMK m.532).

“Aynı zamanda” ibaresi önemlidir: tarafların ayrı ayrı gidip ayrı ayrı imzaladığı bir işlem bu şekle uymaz.

Tanıklar aileden olamaz. Resmî vasiyetname şekli, kimlerin tanık olabileceğini de belirliyor ve bu, aile içinde yapılan bir işlemde en kolay gözden kaçan noktadır. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar (TMK m.536). Yani anne, baba, çocuk, torun, kardeş, gelin, damat ve eş tanık olamaz. Ayrıca düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o işlemle kazandırmada bulunulamaz.

Yaygın bir varsayım da burada bozuluyor: noterin kâtip ve hizmetlileri de tanık olamaz (Noterlik Kanunu m.78). Yani iki tanık hem ailenin hem noterlik dairesinin dışından bulunmalıdır. Şekle aykırılık, sözleşmenin iptalini isteme sebebidir (TMK m.557).

Ehliyet de farklıdır. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak yeterliyken (TMK m.502), miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK m.503).

İvazlı ve ivazsız feragat arasındaki fark

Kanun karşılıklı ve karşılıksız feragatı ayırıyor ve fark önce altsoyda ortaya çıkıyor: bir karşılık sağlanarak yapılan mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m.528). Karşılıksız feragatte kanun böyle bir yayılma öngörmemiştir. Her iki hâlde de altsoyun durumunu sözleşmeye yazmak isabetli olur.

İvaz tenkise tâbi olabilir. Miras bırakan, mirastan feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa, diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilir; bu durumda feragat edenin yalnızca saklı payını aşan miktar tenkise tâbi olur (TMK m.573).

Feragat eden terekeye bir değeri geri vermekle yükümlü olursa iki seçeneği vardır: dilerse tenkise tâbi değeri geri verir, dilerse aldıklarının tamamını terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılır (TMK m.574). İkinci seçenek, terekenin aradan geçen yıllarda büyüdüğü hâllerde feragat eden için daha elverişli olabilir.

Feragat edenin tereke borçlarından sorumluluğu

Karşılık almış olmak sorumluluk da doğurabilir. Mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı, feragat için ölümden önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludurlar (TMK m.530).

İki ayrıntı sınırı belirliyor. Beş yıllık süre ölüm tarihinden geriye doğru sayılır; belirleyici olan sözleşmenin tarihi değildir. Ve sorumluluk alınan karşılığın tamamı kadar değil, ölüm anında elde kalan zenginleşme kadardır.

Kardeşler arasında mirastan feragat sözleşmesi olur mu?

Çoğu durumda hayır — ama istenen sonuç başka bir yoldan mümkün.

Sözleşmenin tarafı miras bırakandır. İki kardeşin kendi aralarında, anne ya da baba hayattayken yazdığı kâğıt mirastan feragat sözleşmesi değildir ve kanun bunu açıkça geçersiz sayar: miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir; böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesi istenebilir (TMK m.678).

Maddenin kendisi çözümü de gösteriyor: miras bırakan katılır veya izin verirse engel kalkar. Doğru kurgu şudur: sözleşme miras bırakan ile feragat eden mirasçı arasında yapılır ve belli bir kişi lehine düzenlenir (TMK m.529) — o kişi pekâlâ diğer kardeş olabilir. Yani kardeş sözleşmenin tarafı olamaz, lehtarı olabilir.

Burada bir ayrıntı atlanmamalı: lehtar kardeş aynı zamanda tanık da olamaz, çünkü miras bırakanın kardeşi ve altsoyu tanıklıktan yasaklıdır (TMK m.536).

İki istisnayı da yazmak gerekir. Miras bırakanın kendisi bir kardeşse — altsoyu bulunmayan kişinin mirasçıları ana babası ve onların altsoyudur — iki kardeş arasında yapılan feragat sözleşmesi geçerlidir. Ve ölümden sonra mirasçılar arasında miras payının devri mümkündür; bunun şartları aşağıda “Miras bırakan öldükten sonra” başlığı altında.

Feragat ne zaman hükümden düşer, nasıl sona erer?

Hükümden düşme. Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde feragat hükümden düşer. Sözleşme belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların mirasçı olamaması hâlinde feragat yine hükümden düşer (TMK m.529).

Bu hüküm, bir önceki bölümdeki kurguyu bir riskle birlikte okumayı gerektiriyor: feragat diğer kardeş lehine yapılmışsa ve o kardeş miras bırakandan önce ölürse, feragat de hükümden düşer.

Ortadan kaldırma ve dönme. Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir (TMK m.546). Sözleşme gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir (TMK m.547). İvazlı feragatte uyuşmazlık çoğunlukla buradan çıkar: karşılık söz verilmiş, ödenmemiştir.

Kanun miras bırakana tek taraflı bir ortadan kaldırma hakkı daha tanıyor, ama o bu sözleşmeye uymuyor: miras sözleşmesini tek taraflı ortadan kaldırma, miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin sonradan bir mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunması hâline bağlanmıştır (TMK m.546). Feragat eden mirasçı atanmış ya da kendisine mal bırakılmış bir kişi değildir.

İptal. Feragat de bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan iptal sebepleri ve süreleri genel kurala tâbidir: tasarruf ehliyetsizliği, yanılma, aldatma, korkutma, zorlama, hukuka veya ahlaka aykırılık ya da şekle aykırılık hâlinde iptali dava edilebilir (TMK m.557); dava hakkı öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl geçmekle düşer (TMK m.559). Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: kanun dış süreyi “diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden” diye belirlediği için, sözleşme yıllar önce yapılmış olsa bile on ve yirmi yıllık süreler ölümden itibaren işler.

Hangi mahkeme? Mirastan feragat de bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan, iptaline ilişkin dava aksine bir düzenleme bulunmadığı için asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.2) ve ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11/1-a; TMK m.576).

Sözleşmeye yazılmazsa kanun ne varsayar?

Kanun üç noktayı taraflara bırakıyor ve her biri için bir varsayılan koyuyor. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmazsa o varsayılan işler, ve üçü de tarafların beklediğinden farklı sonuç doğurabilir.

Sözleşmeye yazılmazsaKanunun varsayılanıDayanak
LehtarEn yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılırm.529
Altsoyun durumu (ivazlı feragatte)Altsoya sirayet ederm.528
İvazın güvencesiÖdenmez ya da güvenceye bağlanmazsa sözleşmeden dönme hakkı doğarm.547

Üçü de sözleşmede açıkça kararlaştırılabilir. Çocuklarının miras hakkının etkilenmemesini isteyen feragat edenin bunu sözleşmeye yazdırması gerekir.

Miras bırakan öldükten sonra feragat edilebilir mi? Ret ve payın devri

Hayır. Feragat sözleşmesinin tarafı miras bırakandır; ölümden sonra böyle bir sözleşme kurulamaz. Ama ölümden sonra payını istemeyen mirasçının önünde iki ayrı yol vardır ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Mirastan feragatMirasın reddiMiras payının devri
Ne zamanMiras bırakan hayattaykenÖlümden sonraÖlümden sonra
Kim tarafMiras bırakan + mirasçıMirasçı tek taraflıMirasçı + devralan
Nasıl, nereyeResmî vasiyetname şeklinde; memur ve iki tanık önünde (m.545)Sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyan (m.609)Mirasçılar arasında yazılı; üçüncü kişiyle noterlikçe düzenleme (m.677)
SüreSüreye bağlı değilÜç ay. Yasal mirasçıda süre, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiği ispat edilmedikçe ölümü öğrendiği tarihten; atanmış mirasçıda tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten işler (m.606)Süreye bağlı değil
Karşılık alınabilir miEvet, ivazlı feragatHayırEvet
Mirasçılık sıfatıKaybedilir (m.528)Pay, mirasçı miras açıldığı anda sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer; bu yüzden reddedenin altsoyu mirasçı durumuna gelebilir (m.611)Devam eder. Devir üçüncü kişiyle yapılmışsa o kişi paylaşmaya katılamaz, yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteyebilir; mirasçılar arasındaki devirde bu sınır yoktur (m.677)
Tereke borçlarından sorumlulukKural olarak yok; ancak tereke borçları karşılamıyor ve mirasçılarca ödenmiyorsa, ölümden önceki beş yılda alınan karşılıktan zenginleşme tutarında (m.530)Kural olarak yok; ancak miras bırakan ödemeden âcizse, ölümünden önceki beş yılda alınan ve paylaşmada geri verilecek değer ölçüsünde (m.618)Devam eder — devreden mirasçı kalmayı sürdürdüğü için tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (m.641)
KaynakTMK m.528–530, m.545TMK m.605–611, m.618TMK m.641, m.677

Mirasın reddinde bir ayrıntı daha var: miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605); ayrı bir başvuru gerekmez. Ayrıntısı reddi miras nasıl yapılır sayfasında. Mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesi de yazılı şekle tâbidir (TMK m.676).

Sık sorulan sorular

Mirastan feragat sözleşmesi tapuda ya da noterde düz bir taahhütle yapılabilir mi?
Hayır. Feragat belli bir taşınmazın değil, mirasçılık sıfatının tamamına ilişkindir ve resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir: miras bırakan ile mirasçı birlikte, resmî memurun ve iki tanığın önünde (TMK m.545). Notere onaylatılan tek taraflı bir taahhüt bu şekli karşılamaz.

Mirastan feragat için miras bırakanın da gelmesi şart mı?
Evet. Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar (TMK m.545). Mirasçının tek başına yaptırdığı bir işlem mirastan feragat sözleşmesi değildir.

Kardeşim mirastan feragat etsin, aramızda yazalım, olur mu?
Anne babanız hayattayken aranızda yazılan kâğıt geçerli değildir (TMK m.678). Doğru kurgu, sözleşmenin miras bırakan ile kardeşiniz arasında ve sizin lehinize yapılmasıdır (TMK m.528, m.529). Siz lehtar olabilirsiniz ama o işlemde tanık olamazsınız (TMK m.536).

Mirastan feragat eden sonradan vazgeçebilir mi?
Tek taraflı olarak hayır. Miras sözleşmesi tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilir (TMK m.546). Tek taraflı dönme yalnızca dar bir hâlde mümkündür: sözleşmedeki sağlararası edimler yerine getirilmez veya güvenceye bağlanmazsa, bunları isteme hakkı olan taraf sözleşmeden dönebilir (TMK m.547). Şartları varsa iptal davası da ayrı bir yoldur (TMK m.557).

Feragat eden mirasçının çocukları miras alabilir mi?
Feragat bir karşılık sağlanarak yapılmışsa, sözleşmede aksi öngörülmedikçe altsoy için de sonuç doğurur — yani çocuklar da kapsam dışında kalır. Karşılıksız feragatte kanun böyle bir yayılma öngörmemiştir; dolayısıyla çocuklar kural olarak mirasçı olmayı sürdürür (TMK m.528). Belirsizlik bırakmamak için altsoyun durumunun sözleşmede açıkça yazılması isabetli olur.

Dayanak mevzuat

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m.502–503 (vasiyet ve miras sözleşmesi ehliyeti), m.528 (mirastan feragat), m.529 (hükümden düşmesi), m.530 (tereke alacaklılarına karşı sorumluluk), m.532 (resmî vasiyetname), m.536 (düzenlemeye katılma yasağı), m.545 (miras sözleşmesinin şekli), m.546–547 (ortadan kaldırma ve dönme), m.557 (iptal sebepleri), m.559 (iptalde süreler), m.573–574 (feragat edene karşı tenkis ve geri verme), m.576 (yetkili mahkeme), m.605–606, m.609 ve m.611 (mirasın reddi ve sonucu), m.618 (ödemeden âciz miras bırakanın mirasını reddedenlerin sorumluluğu), m.641 (mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu), m.676–678 (paylaşma sözleşmesi, miras payının devri, açılmamış miras üzerinde sözleşme) — mevzuat.gov.tr

1512 sayılı Noterlik Kanunu — m.78 (tanık olamayacaklar), m.82 (noterlik işlemlerinin hükümleri ve imza onaylamasının kapsamı), m.89 (düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler) — mevzuat.gov.tr

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.2 (görev), m.11 (miras davalarında kesin yetki) — mevzuat.gov.tr

İlgili sayfalar

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Her olayın koşulları farklılık gösterdiğinden, somut durumunuz için avukatınızdan hukuki destek almanız önerilir.

WhatsApp Ara