Reddi miras, mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmamak için mirasçının sulh hukuk mahkemesine yaptığı beyandır. Dava değildir, karşı taraf yoktur; kanun bunu çekişmesiz yargı işi sayar (HMK m.382). Reddi miras süresi üç aydır ve ölüm tarihinden değil, mirasçının ölümü öğrendiği tarihten işler (TMK m.606). Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir — “borçları kadarını reddediyorum” gibi kısmi bir ret sonuç doğurmaz. Süre geçirilirse miras kayıtsız şartsız kazanılmış olur (TMK m.610).
Mirasçının elindeki diğer seçenekler — resmî defter, deftere göre kabul, resmî tasfiye — ve reddetmeyen mirasçının sorumluluğu Miras Hukuku sayfasında anlatılıyor. Bu yazı ret işleminin kendisini, süre mekaniğini ve reddeden mirasçının kalan sorumluluğunu ele alıyor.
Reddi miras süresi ne zaman başlar, ne zaman biter?
Süre her mirasçı için ayrı işler ve başlangıcı kişiye göre değişir (TMK m.606):
- Yasal mirasçılar: mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe, ölümü öğrendikleri tarihten. Daha geç öğrendiğini ileri süren mirasçı bunu ispatlamak zorundadır.
- Vasiyetnameyle atanmış mirasçılar: tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten.
- Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa: yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesinden (TMK m.607). Bu bildirim bütün mirasçıların süresini yeniden başlatır.
Sürenin hesabı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre yapılır. Ay olarak belirlenen süre, başladığı güne karşılık gelen günün tatil saatinde biter; o ayda karşılık gelen gün yoksa ayın son günü biter (HMK m.92). Son gün resmî tatile denk gelirse süre ilk iş gününün çalışma saati sonunda dolar (HMK m.93). Kanunun belirlediği süreler kesindir (HMK m.94).
Süre bakımından iki imkân var. Birincisinde hâkimin takdir yetkisi yoktur: mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde terekenin defterinin tutulmasını (terekenin yazımını) isterse sulh hâkimi buna karar verir (TMK m.590) ve üç aylık ret süresi, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesiyle işlemeye başlar (TMK m.607). Dikkat: süre kısalmaz, yalnızca başlangıcı bu bildirime kayar — bildirimden sonra yine üç ay vardır. İkincisi hâkimin takdirine bağlıdır: önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m.615).
Bunlardan ayrı olarak mirasçı, bir ay içinde terekenin resmî defterinin tutulmasını da isteyebilir (TMK m.619 vd.). Bu farklı bir kurumdur ve sorumluluğu deftere yazılmış borçlarla sınırlar (TMK m.628); ayrıntısı miras hukuku sayfasında.
Nereye, nasıl ve kim başvurur?
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.383). Yetkili mahkeme ise — çoğu kaynağın yazdığının aksine — mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olmak zorunda değildir: çekişmesiz yargı işlerinde yetki, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesindedir (HMK m.384). Başka şehirde ya da yurt dışında yaşayan mirasçı kendi yerindeki mahkemeye başvurabilir. Örneğin Alanya’da oturan bir mirasçı, mirasbırakan başka bir ilde ölmüş olsa da Alanya sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri yalnızca tescil bakımından önemlidir: süresinde yapılan ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır (TMK m.609).
Beyan sözlü ya da yazılı yapılabilir; hâkim tutanakla tespit eder ve isteyen mirasçıya reddi gösteren belge verilir (TMK m.609). Çekişmesiz yargıda resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan (HMK m.385) mirasçılık belgesi önceden alınmış olmak zorunda değildir. Talep reddedilirse kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (HMK m.387).
Mirasçı bizzat başvurabilir ya da vekille hareket edebilir. Vekille hareket edilecekse vekâletnamede mirasın reddi yetkisinin açıkça yer alması gerekir; genel dava vekâletnamesi yeterli sayılmamaktadır. Noterden vekâletname alınırken bu yetkinin ayrıca istenmesi gerekir. Her mirasçı kendi adına beyanda bulunur; birden çok mirasçı aynı avukatla hareket etse de her biri ayrı ayrı bu yetkiyi vermelidir.
Küçük bir mirasçı adına rette ikili bir ayrım var. Çocuk anne babasının velayeti altındaysa — olağan hâl — vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar velayetteki temsilin dışındadır (TMK m.342); ayrı bir mahkeme izni aranmaz. Çocuk velayet altında değilse vesayet altına alınır (TMK m.404) ve mirasın reddi, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirir (TMK m.463). Vesayet makamı sulh hukuk, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397).
Reddettikten sonra pay kime geçer?
Reddi miras borcu ortadan kaldırmaz, sıradakine taşır — ve sıradaki çoğu zaman sanıldığı kişi değildir.
Yasal mirasçılardan biri reddederse payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611). Altsoyda halefiyet geçerlidir: mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır (TMK m.495). İkisi birleşince en sık görülen sonuç şu olur — reddeden çocuğun payı kendi çocuklarına geçer. Bunlar çoğu zaman küçüktür ve onlar adına da ayrıca beyanda bulunulması gerekir.
Diğer hâller:
- Altsoyun tamamı reddederse pay sağ kalan eşe geçer (TMK m.613).
- En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse miras sonraki zümreye kendiliğinden geçmez; tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m.612). Tasfiye sonunda bir değer artarsa reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.
- Mirasçılar isterse, tasfiyeden önce kendilerinden sonra gelenlere mirasın kabul edilip edilmeyeceği sorulur. Bu kişilerin süresi üç ay değil bir aydır ve bu kez susmak ret sayılır (TMK m.614) — ana kuralın tersi.
- Miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçerse, onların üç aylık süresi önceki mirasçıların reddettiğini öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608).
Reddetmenize rağmen sorumlu kalabileceğiniz hâller
Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar (TMK m.618). Buradaki “geri verme” mirasta denkleştirme kurumudur (TMK m.669 vd.). Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz bunun dışındadır; iyiniyetli mirasçılar ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumludur.
Ters yönden bir risk daha var. Kendi malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir. İptale karar verilirse miras resmen tasfiye edilir (TMK m.617).
Ret hakkı süre dolmadan da kaybedilebilir: tereke işlemlerine mirasçı sıfatıyla karışmak, olağan yönetim ya da mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışına çıkmak, tereke mallarını gizlemek veya kendine mal etmek ret hakkını düşürür (TMK m.610). Bu davranışların ayrıntısı ve resmî defter, deftere göre kabul gibi ret dışı seçenekler miras hukuku sayfasında.
Sık sorulan sorular
Reddi miras nedir, dava mıdır?
Mirasçının mirası kabul etmediğini bildiren beyandır. Dava değil, çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382); karşı taraf yoktur.
Reddi miras için nereye başvurulur?
Sulh hukuk mahkemesine (HMK m.383). Çekişmesiz yargıda yetki, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesindedir (HMK m.384); Alanya’da oturan mirasçı Alanya sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.
Reddi miras için avukata özel yetki vermek gerekir mi?
Evet. Vekâletnamede mirasın reddi yetkisi açıkça yazmalıdır; genel dava vekâletnamesi yeterli sayılmamaktadır. Noterden vekâletname alırken bu yetkinin ayrıca istenmesi gerekir.
Reddi miras süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Süre kesindir (HMK m.94) ve dolduysa miras kazanılmış olur. Ancak ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır (TMK m.605); bu hâl süreye bağlı değildir. Uygulamada buna hükmen ret deniyor.
Reddi mirastan sonra vazgeçebilir miyim?
Kural olarak hayır: ret beyanı mahkemeye ulaştığı anda sonuç doğurur ve mirasçı tek başına bundan dönemez.
Mirasbırakanın borcu yok ama emin değilim, ne yapmalıyım?
Ölümden itibaren bir ay içinde terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilirsiniz (TMK m.619). Defter tamamlanıp inceleme süresi bittikten sonra mahkemece tanınan süre içinde mirası reddettiğinizi, deftere göre kabul ettiğinizi ya da kayıtsız şartsız kabul ettiğinizi beyan edersiniz (TMK m.626–627). Deftere göre kabulde yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olursunuz (TMK m.628).
Mirası reddetmeden ölen mirasçının hakkı ne olur?
Ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; süre, kendi mirasbırakanlarına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608).
Dayanak mevzuat
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m.342 (velayette temsil), m.397 (vesayet ve denetim makamı), m.404 (vesayet altına alma), m.463 (iznine bağlı işlemler), m.495 (altsoyda halefiyet), m.589–590 (koruma önlemi olarak defter tutma), m.605 (ret hakkı, hükmen ret), m.606–607 (süre), m.608 (ret hakkının geçmesi), m.609 (reddin şekli), m.610 (ret hakkının düşmesi), m.611 (payın geçişi), m.612–614 (tamamının reddi), m.615 (süre uzatımı), m.617 (alacaklıların korunması), m.618 (ret hâlinde sorumluluk), m.619–628 (resmî defter tutma), m.669 vd. (denkleştirme) — mevzuat.gov.tr
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.92–94 (süre hesabı), m.382 (çekişmesiz yargı işleri), m.383 (görev), m.384 (yetki), m.385 (resen araştırma), m.387 (istinaf) — mevzuat.gov.tr
İlgili sayfalar
- Miras Hukuku — üst sayfa: seçenekler, resmî defter, deftere göre kabul
- Saklı pay nasıl hesaplanır?
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her olayın koşulları, mirasçılık yapısı ve uygulanacak süreler farklılık gösterdiğinden, somut durumunuz için avukatınızdan hukuki destek almanız önerilir.

