Bir masada kalemle belge yazan el

Mirasçılıktan çıkarma ve “evlatlıktan red”

Bir kişiyi mirasın dışında bırakmanın Türk hukukunda tek bir yolu yok; birbirine karıştırılan üç ayrı kurum var. Mirasçılıktan çıkarma miras bırakanın iradesiyle, mirastan yoksunluk doğrudan kanun gereği işler; ikisi de mirasçının rızasına bağlı değildir. Üçüncüsü olan mirastan feragat ise mirasçının kendisinin taraf olduğu bir sözleşmedir ve mirastan feragat sözleşmesi sayfasının konusudur.

Bu sayfa ilk ikisini ele alıyor. Halk arasında kullanılan “evlatlıktan reddetmek” ya da “mirastan men etmek” ise bunların hiçbirinin adı değil.

Mirasçılık düzeni ve saklı pay oranları Miras Hukuku sayfasında anlatılıyor.

“Evlatlıktan red” ya da “mirastan men” diye bir dava var mı?

Hayır. Türk Medenî Kanunu’nda “evlatlıktan red davası” ya da “mirastan men etme” adlı bir dava veya işlem yoktur. Bir anne ya da baba, çocuğunun soybağını kendi iradesiyle sona erdiremez.

Bu terimlerle anlatılmak istenen üç şey var ve üçü de farklı:

  • Mirasçılıktan çıkarma, çocuğu soybağından değil yalnızca mirastan dışarıda bırakır, yalnızca ölüme bağlı bir tasarrufla yapılır ve yalnızca kanunda yazılı sebeplere dayanabilir (TMK m.510, m.513).
  • Mirastan yoksunluk, kanunun ağır dört hâlde kendiliğinden uyguladığı sonuçtur; miras bırakanın bir işlemine bağlı değildir (TMK m.578).
  • Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması, yalnızca evlât edinilmiş çocuklar bakımından istenebilir ve dava hakkı evlât edinene tanınmamıştır. Yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa kaldırmayı rızası alınması gereken kişiler isteyebilir; küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenecekse bu yola gidilemez (TMK m.317). Esasa ilişkin diğer noksanlıklarda ise Cumhuriyet savcısı veya her ilgili isteyebilir (TMK m.318). Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer; maddede eskiden yer alan “her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir (TMK m.319).

Evlât edinmenin kendisi zaten mirasçılık doğurur: ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer ve evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur (TMK m.314).

Soybağının reddi davası (TMK m.286) da bu bağlamın dışındadır: o dava babalık karinesini çürütmeye ilişkindir, bir çocuğu mirastan çıkarmaya değil.

Mirasçılıktan çıkarma nasıl yapılır? Şekil ve sebepler

Çıkarma üç şartın birlikte gerçekleşmesini istiyor: saklı paylı bir mirasçı, kanunda sayılı bir sebep, ve sebebi açıkça yazan bir ölüme bağlı tasarruf. Tasarruf vasiyetname veya miras sözleşmesi olabilir; vasiyetname resmî şekilde ya da el yazısıyla yapılır (TMK m.531). Sözlü vasiyet üçüncü bir şekil gibi görünse de pratikte bir yol değildir: yalnızca yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlarda başvurulabilir (TMK m.539) ve başka şekilde vasiyetname yapma olanağı doğduktan bir ay sonra hükümden düşer (TMK m.541).

Vasiyetname ile miras sözleşmesi arasındaki seçim sonradan vazgeçme ihtimalini de belirliyor — bunun ayrıntısı aşağıdaki karşılaştırma tablosunda.

Kanun iki sebep sayar:

  1. Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
  2. Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse (TMK m.510).

Üç sınır birden işler. Çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçıya karşı yapılabilir. Yalnızca ölüme bağlı tasarrufla yapılır. Ve sebep listesi kapalıdır: kanunda sayılmayan bir sebep, ne kadar haklı görünürse görünsün çıkarma sebebi değildir.

Bir ayrıntı burada çok şey belirliyor: kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırılmıştır (TMK m.506’nın 3. bendi, 4/5/2007 tarihli 5650 sayılı Kanunla mülga). Saklı payı olmayan bir mirasçıyı dışarıda bırakmak için zaten çıkarmaya gerek yoktur; miras bırakan tasarruf özgürlüğü içinde onu kapsam dışı bırakabilir.

Borç ödemeden aciz sebebiyle çıkarma

Kanun ayrı ve dar bir hâl daha düzenliyor. Miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir; ancak bu yarıyı çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır (TMK m.513).

Bu çıkarma kalıcı da değildir: miras açıldığı zaman aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

Çıkarmanın sonuçları ve ispat yükü

Sonuçları. Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, çıkarılanın miras payı, o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi, varsa altsoyuna, yoksa miras bırakanın yasal mirasçılarına kalır. Çıkarılanın altsoyu, o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m.511).

Yani çıkarma kural olarak kişiyi dışarıda bırakır, soyunu değil.

İspat yükü. Mirasçılıktan çıkarma, miras bırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak miras bırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma geçersiz olur (TMK m.512).

Buradaki ayrım önemli: sebep ispat edilemezse ayakta kalan şey tasarruftur, ama mirasçının saklı payı dokunulmadan kalır.

Çıkarmaya nasıl itiraz edilir?

Kanun iki ayrı yol tanıyor ve ikisinin de süresi var.

Ölüme bağlı tasarrufun iptali. Tasarruf, miras bırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa; yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa; içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka ya da ahlaka aykırıysa veya kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa iptali için dava açılabilir (TMK m.557). Dava hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl geçmekle düşer; hükümsüzlük def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m.559).

Tenkis. Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir (TMK m.560). Bu hak, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer; tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m.571). Hesabın adım adım nasıl yapıldığı saklı pay nasıl hesaplanır sayfasında.

İtiraz etmemenin bir sonucu da var: mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi durumunda, iflâs idaresi veya elinde aciz belgesi bulunan alacaklılar aynı koşullarla tenkis davası açabilirler (TMK m.562). Aynı koşullar şunlardır: alacaklıların ihtarına rağmen dava açılmamış olması, davanın alacağın elde edilmesi için gerekli olan oranda açılması ve mirasçıya tanınan süre içinde açılması.

Görev ve yetki. Bu davalar, aksine bir düzenleme bulunmadığı için asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.2) ve ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11/1-a; TMK m.576). Kesin yetkiyi getiren yalnızca maddenin birinci fıkrasıdır; mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m.11/3). Buna karşılık mirasın reddi sulh mahkemesine (TMK m.609), mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesine veya noterliğe (TMK m.598) yapılan başvurularla yürür.

Mirastan yoksunluk: kanunun kendiliğinden uyguladığı hâl

Bu kurum miras bırakanın iradesine hiç bağlı değildir. Aşağıdaki kimseler mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:

  1. Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,
  2. Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,
  3. Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,
  4. Miras bırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.

Mirastan yoksunluk, miras bırakanın affıyla ortadan kalkar (TMK m.578). Ve yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler: yoksun olanın altsoyu, miras bırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur (TMK m.579).

Çıkarma ile yoksunluk arasındaki fark

İkisi de mirasçının rızası dışında sonuç doğurur, ama başka başka işlerler. Altsoyun durumu ikisinde de korunur, farklı yollardan: yoksunlukta altsoy doğrudan mirasçı olur (TMK m.579). Çıkarmada ise miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça çıkarılanın payı olduğu gibi altsoyuna kalır; miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuşsa altsoyun elinde kalan taban saklı paydır (TMK m.511).

Mirasçılıktan çıkarmaMirastan yoksunluk
Nasıl doğarMiras bırakanın ölüme bağlı tasarrufuKanun gereği kendiliğinden
Kimin iradesiMiras bırakanKimsenin
Kime karşıYalnızca saklı paylı mirasçıMirasçı olabilecek herkese; ölüme bağlı tasarrufla hak edinmeye de engeldir
SebepKanunda sayılan iki sebep, ayrıca aciz belgesi hâliKanunda sayılan dört hâl
ŞekilVasiyetname veya miras sözleşmesiŞekil söz konusu değil
Sebebin yazılmasıTasarrufta zorunlu; yazılmazsa saklı pay korunurSöz konusu değil
Altsoya etkisiAksi kararlaştırılmadıkça pay altsoya kalır; aksi hâlde altsoy saklı payını isteyebilir (m.511)Altsoy mirasçı olur (m.579)
Ortadan kalkmasıVasiyetnameyle yapılmışsa miras bırakan her zaman dönebilir (m.542–543); miras sözleşmesiyle yapılmışsa ancak tarafların yazılı anlaşmasıyla kalkar (m.546)Miras bırakanın affıyla (m.578)
KaynakTMK m.510–513TMK m.578–579

Peki feragat? Çıkarma da yoksunluk da mirasçının rızasına bağlı değildir. Üçüncü yol olan mirastan feragat ise tam tersidir: mirasçının kendisi taraftır, miras bırakan hayattayken yapılır ve sebep göstermek gerekmez (TMK m.528). Şekli, kardeşler arasında nasıl kurulacağı ve altsoya etkisi mirastan feragat sözleşmesi sayfasında.

Saklı paylı mirasçı için çıkarma sebebi yoksa ne yapılabilir?

Kanunda sayılan iki sebepten biri yoksa ama miras bırakan yine de paylaşımı değiştirmek istiyorsa, çıkarma yolu kapalıdır — başka yollar kapalı değildir. Sırasıyla üç soru işi çözüyor.

Birincisi: o mirasçının saklı payı var mı? Saklı pay yalnızca altsoya, ana ve babaya ve sağ kalan eşe tanınmıştır (TMK m.506). Kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırılmıştır. Saklı payı olmayan bir mirasçıyı kapsam dışı bırakmak için çıkarmaya ihtiyaç yoktur — ama hiçbir şey yapmamak da yetmez: ölüme bağlı bir tasarruf yapılmazsa o kişi yasal mirasçı olarak mirastan payını alır. Yani bu yolda da bir vasiyetname ya da miras sözleşmesi gerekir.

İkincisi: tasarruf edilebilir kısım ne kadar? Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir (TMK m.505). Yani saklı pay korunur, geri kalanı serbesttir ve istenen kişiye yönlendirilebilir.

Üçüncüsü: mirasçının kendi rızası alınabilir mi? Alınabiliyorsa yol değişir: miras bırakan ile mirasçı arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesi ile mirasçı mirasçılık sıfatını kaybeder ve bunun için bir sebep göstermek gerekmez (TMK m.528). Buna karşılık şekli ağırdır: sözleşmenin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi, yani tarafların arzularını resmî memura aynı zamanda bildirip sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalaması gerekir (TMK m.545).

Sağlığında yapılan devirler ayrı bir konudur. Miras bırakanın sağlararası kazandırmaları da her durumda tasarruf özgürlüğünün içinde kalmaz: mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılanlar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir (TMK m.565).

Sebep yokken çıkarma yazmanın sonucu ise bellidir: sebep tasarrufta belirtilmemişse ya da belirtilip ispat edilemezse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK m.512). Şunu da eklemek gerekir: saklı pay kendiliğinden korunmaz — mirasçının tenkis davası açması ya da tenkis iddiasını def’i yoluyla ileri sürmesi gerekir (TMK m.560, m.571).

Sık sorulan sorular

Çocuğumu mirastan tamamen çıkarabilir miyim?
Ancak kanunda sayılan sebeplerden biri varsa ve sebebi ölüme bağlı tasarrufta belirtirseniz (TMK m.510, m.512). Sebep yazılmamışsa tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Ayrıca miras payı, siz başka türlü tasarrufta bulunmadıkça çıkarılanın altsoyuna kalır (TMK m.511).

Mirasçılıktan çıkarma davası diye bir dava var mı?
Hayır. Çıkarma bir dava değil, miras bırakanın sağlığında yaptığı bir ölüme bağlı tasarruftur. Uyuşmazlık ancak ölümden sonra mahkemeye taşınır ve çıkarılanın elindeki yol tenkis değildir: çıkarılan kimse tenkis davası açamaz (TMK m.511). Çıkarılan, çıkarmaya itiraz eder; o zaman sebebin varlığını ispat çıkarmadan yararlanana düşer ve sebep ispat edilemezse tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir (TMK m.512). Şartları varsa ölüme bağlı tasarrufun iptali ayrıca istenebilir (TMK m.557).

Mirasçılıktan çıkarma vasiyetnamesinde ne yazmak gerekir?
Bu sayfada örnek metin verilmiyor. İçerik bakımından belirleyici olan şudur: çıkarma, ancak tasarrufta çıkarma sebebi belirtilmişse geçerlidir (TMK m.512). Şekil de ayrıca önemlidir — kanunda öngörülen şekillere uyulmaması başlı başına bir iptal sebebidir (TMK m.557).

Mirasçılıktan çıkarılan kişi ne yapabilir?
Çıkarılan kimse tenkis davası açamaz (TMK m.511), ama çıkarmaya itiraz edebilir; bu durumda sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan tarafa düşer (TMK m.512). Şartı varsa ölüme bağlı tasarrufun iptali de istenebilir (TMK m.557, m.559).

Babam beni mirastan çıkardığını söylüyor, ne yapmalıyım?
Sözlü bir beyan tek başına mirasçılıktan çıkarma sonucu doğurmaz; çıkarma ancak ölüme bağlı bir tasarrufla ve sebebi belirtilerek yapılabilir (TMK m.510, m.512). Mirasın açılmasından sonra mirasçıların kimler olduğu veraset ilamıyla belgelenir.

Miras bırakanı öldüren kişinin çocukları da mirastan çıkar mı?
Hayır. Yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler; yoksun olanın çocukları, babaları ya da anneleri miras bırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur (TMK m.579). Yoksunluk kişiye bağlıdır, soya geçmez.

Dayanak mevzuat

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m.286 (soybağının reddi), m.314 (evlât edinmenin hükümleri), m.317–319 (evlâtlık ilişkisinin kaldırılması), m.505 (tasarruf edilebilir kısım), m.506 (saklı pay), m.510 (çıkarma sebepleri), m.511 (hükümleri), m.512 (ispat yükü), m.513 (borç ödemeden aciz sebebiyle çıkarma), m.528 (mirastan feragat), m.531 (vasiyetin şekilleri), m.539 ve m.541 (sözlü vasiyet ve hükümden düşmesi), m.542–543 (vasiyetten dönme), m.545 (miras sözleşmesinin şekli), m.546 (miras sözleşmesinin ortadan kaldırılması), m.557 (iptal sebepleri), m.559 (iptalde süreler), m.560 (tenkis), m.562 (alacaklıların tenkis davası), m.565 (tenkise tâbi karşılıksız kazandırmalar), m.571 (tenkiste süreler), m.576 (yetkili mahkeme), m.578–579 (mirastan yoksunluk), m.598 (mirasçılık belgesi), m.609 (mirasın reddinde merci) — mevzuat.gov.tr

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.2 (görev), m.11 (miras davalarında kesin yetki) — mevzuat.gov.tr

İlgili sayfalar

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Her olayın koşulları farklılık gösterdiğinden, somut durumunuz için avukatınızdan hukuki destek almanız önerilir.

WhatsApp Ara